Anayasa Mahkemesi tanık sorgulama hakkı konusunda iki farklı karar verdi
Anayasa Mahkemesi, çocuk istismarı davasında tanık sorgulama hakkının ihlal edilmediğine, ancak kişiyi özgürlüğünden yoksun kılma suçunda ise ihlal edildiğine hükmetti.

Anayasa Mahkemesi (AYM) Genel Kurulu, çocukların cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından yargılanan bir sanığın tanık sorgulama hakkına ilişkin başvuruda, iki suç bakımından farklı değerlendirmeler yaparak emsal niteliğinde bir karara imza attı. Mahkeme, çocuk mağdurların dinlenmesi ve sorgulanması konusunda ayrım yaptı.
Çocuk istismarında ihlal yok
AYM, üç erkek çocuğa yönelik cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkum edilen bir başvurucunun davasında, cinsel istismar suçuna dair tanık sorgulama hakkının ihlal edilmediğine hükmetti. Mahkeme, yargılama sırasında çocukların psikolojik durumları ve yaşları göz önünde bulundurularak yeniden dinlenmelerine gerek görülmemesini, ancak görüntülenmiş ifadelerinin duruşmada izletilerek babalarının da dinlenmesini birer güvence olarak değerlendirdi. Bu durumun savunma hakkını yeterince dengelediği sonucuna varıldı.
Özgürlükten yoksun bırakmada ihlal var
Ancak, aynı başvurucunun kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden durumu farklı değerlendirildi. Bu suçla ilgili yargılamada, çocukların görüntülü ifade kayıtlarının duruşmada izletilmemesi ve yeniden dinlenmemelerinin gerekçesine dair yeterli açıklama bulunamaması dikkat çekti. AYM, güvenilirliği savunma tarafından etkin bir şekilde sorgulanamayan mağdur ifadelerinin mahkumiyette belirleyici rol oynaması ve savunmanın karşılaştığı zorlukları telafi edecek güvencelerin sağlanamaması nedeniyle, bu suç bakımından adil yargılanma hakkı kapsamındaki tanık sorgulama hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Karar, kırılgan mağdurların korunması ile sanığın adil yargılanma hakkı arasındaki hassas dengeyi bir kez daha gözler önüne serdi.

