CHP'den Fon Yasası'na 'örtülü af' eleştirisi
CHP, Fon Yasası'na yönelik şerhinde, tasfiyesi tamamlanan fonlardaki yolsuzluklara işlem yapılmamasını 'örtülü af' olarak niteledi. Krizin tüm yönleriyle araştırılması için Meclis'te komisyon kurulmasını talep etti.

CHP, TBMM'de kabul edilen Fon Yasası'na yönelik muhalefet şerhinde, tasfiyesi tamamlanan fonlardaki geçmiş dönem yolsuzluklara işlem yapılmayacağı sonucunu doğuran düzenlemenin kısmi nitelikte örtülü af anlamına geldiğini savundu.
Fona yatırım yapanlar ve piyasa kayıpları
CHP'nin muhalefet şerhinde, Fon Yasası'nın anayasal açıdan sorunlar içerdiği belirtildi. Fon kriziyle yalnızca tasfiyedeki 131 fona yatırım yapan yaklaşık 455 bin 758 kişinin değil, borsadaki yaklaşık 7 milyon yatırımcının da etkilendiği vurgulandı. Halka açık şirketlerin piyasa değerindeki 100 milyar dolara ulaşan kayıpların da dikkate alınması gerektiği ifade edildi.
Yolsuzluklara işlem yok, örtülü af
Şerhte, tasfiyesi tamamlanan 66 fonda geçmiş dönem yolsuzluklarla ilgili işlem yapılmayacağı ve yöneticileri hakkında idari ya da cezai soruşturma açılmayacağı sonucunun ortaya çıktığı savunuldu. CHP, “Bu aynı zamanda kısmi nitelikte örtülü af anlamına gelmektedir” değerlendirmesini yaptı.
Meclis Araştırma Komisyonu talebi
Tasfiye sürecinin başından beri A1 Portföy Yönetim, Bulls Portföy Yönetim ve Pardus Portföy Yönetim şirketlerinin yönetimindeki 66 yatırım fonunda bulunan 45 binden fazla kişiye toplam yaklaşık 40,8 milyar lira tutarında ayni ve nakdi tasfiye işlemlerinin Ziraat Bankası tarafından tamamlandığına işaret edilen şerhte, kanun teklifinin kalan 65 fonu da kapsayacağı anlaşıldığı belirtildi. Fon krizinin tüm ayrıntılarının ortaya çıkarılması için bağımsız uzmanların da yer alacağı özel bir komisyon kurulması, TBMM’de Meclis Araştırma Komisyonu oluşturulması, sorumlu kamu görevlileri ile siyasi bağlantıların incelenmesi ve fonlardan hukuka aykırı çıkarılan değerlerin geri alınması talep edildi.
Yetersiz düzenleme eleştirisi
CHP, AK Parti'nin fon skandalını detaylı araştırmak ve sorumluları açığa çıkarmak yerine tasfiye sürecini dar bir yasal düzenleme sorununa indirgediğini belirtti. Fon krizi karşısında benzer dolandırıcılıkların yaşanmaması için genel bir yasal düzenleme yapılması gerektiği, mevcut kanun teklifinin bu kapsamda yetersiz kaldığı ifade edildi. Kanun teklifinin yatırımcıların kayıplarının tamamının karşılanmasını güvence altına almadığı ve ara ödemeler için öngörülen 1 milyon liralık üst sınırın her yatırımcıya bu tutarda ödeme yapılacağı anlamına gelmediği vurgulandı. Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) bu kadar geniş yetki verilmesi ve kamu kaynağının kullanılmayacağı yönündeki açıklamaların inandırıcı bulunmadığı eleştirisi yapıldı. Düzenlemenin mülkiyet hakkı, masumiyet karinesi ve hak arama özgürlüğü açısından hukuki tartışmalara yol açabileceği kaydedildi. SPK'ya verilen takdir ve düzenleme yetkilerinin Anayasa'nın ilgili maddelerine aykırılık taşıdığı savunuldu.

