GÜNDEM

CHP’den İsrail ve ABD uyarısı

CHP Dış Politika Kurulu, İsrail ve ABD’deki seçimler öncesinde güvenlik gerekçeli provokasyonlara karşı dikkatli olunması çağrısı yaptı. Yedi başlıkta dış politika gündemini değerlendiren kurul, Karadeniz’de Türk gemilerinin korunması için önlem alınmasını isterken Doğu Akdeniz ve Kıbrıs konusunda Ankara’nın izlemesi gereken adımları sıraladı.
Haber Merkezi
3 dk Sesli Dinle
CHP’den İsrail ve ABD uyarısı

 

CHP Dış Politika Kurulu, “Güncel Değerlendirmeler” başlıklı açıklamasında Türkiye’nin çevresindeki çatışmaları, denizlerdeki güvenlik sorunlarını ve bölgesel ilişkileri ele aldı. Kurulun gündeminde Azerbaycan, Mekke Anlaşması, Suudi Arabistan-Husi çatışmaları, Körfez, Karadeniz, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs vardı.

Açıklamanın Körfez bölümünde kurul, İsrail ve ABD’nin başlattığını belirttiği İran savaşının, aktif çatışma yaşanmasa da devam ettiği görüşünü paylaştı. İki ülkedeki seçim takvimine dikkat çeken kurul, seçimler yaklaştıkça güvenlik üzerinden yeni gerilimler yaratılabileceği uyarısında bulundu.

SEÇİMLER ÖNCESİ “SAHTE BAYRAK” UYARISI

Kurul, açıklamada İsrail ve ABD için sırasıyla 27 Ekim ve 3 Kasım olarak verdiği seçim tarihlerini hatırlatarak bu dönemde provokasyonlara karşı hazırlıklı olunmasını istedi.

Güvenlik odaklı girişimlerin yanı sıra sahte bayrak operasyonları ihtimaline de işaret eden kurul, şu değerlendirmeyi paylaştı:

“Seçimlerin yaklaştığı bu dönemde, güvenlik odaklı provokasyonlara ve sahte bayrak operasyonlarına karşı azami teyakkuz halinde bulunulmasının önem taşıdığı değerlendirilmektedir.”

KARADENİZ’DE TÜRK GEMİLERİ İÇİN ROTA ÖNERİSİ

Karadeniz’deki savaşın ticaret gemileri ve denizciler üzerindeki sonuçları, açıklamanın öne çıkan başlıklarından biri oldu. Kurul, savaşan tarafların ayrım gözetmeden güç kullanmasının Türk bayraklı ve Türk sahipli gemilere zarar verdiğini, denizcilerin yaşamını yitirmesine yol açtığını belirtti.

Rusya ve Ukrayna’ya diplomatik kanallardan uyarı yapılması çağrısını yineleyen kurul, gemilerin izleyeceği güzergâhlar için de öneri sundu. Buna göre Türk ticaret gemileri fiili savaş sahasına girmemeli ve Romanya’dan geçen enlemin kuzeyine çıkmamalı.

Kurul, seyrüseferde Kerempe Burnu ile Sivastopol’ü birleştiren kuzey-güney hattının doğusu ile Türkiye’nin karasularının kullanılmasını örnek gösterdi. Bu yaklaşımın kayıpları büyük ölçüde azaltabileceğini savundu.

MEKKE ANLAŞMASI İÇİN ONAY SÜRECİ VURGUSU

Kurul, Mekke Anlaşması taslağının TBMM’ye sunulacak olmasını olumlu karşılarken “iki ay sonra da olsa” sözleriyle geçen süreye dikkat çekti.

Taslağın Meclis’te incelenmesinin ardından uygulamaya geçişte anayasal sınırların gözetilmesini isteyen kurul, Anayasa’nın 90. ve 92. maddelerini hatırlattı. Açıklamada, Türkiye’nin yanı sıra diğer imzacıların da onay süreçlerini tamamlaması gerektiği vurgusu vardı:

“Anayasamızın 90. ve 92. maddeleri sınırları içinde, konunun ancak Türkiye ve diğer imzacıların onay süreçlerinin tamamlanmasından sonra uygulanabilir hale getirilebileceği dikkatlerden uzak tutulmamalıdır.”

SUUDİ ARABİSTAN-HUSİ ÇATIŞMASINDA DİPLOMASİ ÇAĞRISI

Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki çatışmalar konusunda kurul, askeri yöntemlerin çözüm getirmeyeceğini savundu. Geçmişte farklı coğrafyalarda yaşanan örnekleri hatırlatarak gerilimin düşürülmesi için arka kapı diplomasisini önerdi.

“Konuya ilişkin yapılabilecek yatıştırıcı destek, ancak ve sadece arka kapı diplomasisi yöntemiyle sağlanabilecektir” diyen kurul, çatışmaların Mekke Anlaşması taslağıyla ilişkilendirilmesini de yanıltıcı buldu.

İSRAİL’E UZANACAK KABLO PROJESİNDE ANKARA’YLA MUTABAKAT

Yunanistan’ı Güney Kıbrıs üzerinden İsrail’e bağlaması planlanan Great Sea Interconnector (GSI) elektrik kablosu projesi, açıklamanın Doğu Akdeniz başlığını oluşturdu.

Kurul, projenin Türkiye’nin deniz yetki alanlarını ilgilendirdiğini belirterek konunun teknik bir elektrik bağlantısının ötesinde ulusal çıkarlar açısından önem taşıdığını savundu.

Türkiye’nin kıta sahanlığı içindeki deniz tabanında yapılacak her türlü faaliyette Ankara ile mutabakat sağlanmasını isteyen kurul, bu konuda Türkiye’nin diplomatik tutumuna destek verdi. Açıklamaya göre söz konusu mutabakat, Mavi Vatan’daki çıkarların korunması açısından gerekli.

KIBRIS’TA “İKİ EŞİT DEVLET” ŞARTI

Kurul, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ndeki askeri gelişmelerin adadaki barış ve huzuru tehdit edebileceği uyarısında bulundu. Kıbrıs’ta 52 yıldır barış ve sükûnetin devam ettiğini belirterek müzakerelerin iki eşit devlet temelinde yürütülmesini istedi.

Kurulun görüşmelerin başlangıç koşuluna ilişkin yaklaşımı şöyle:

“Kıbrıs’taki toplumlar arası müzakerelerin, entelektüel beyin jimnastiği ötesinde fayda sağlaması bekleniyorsa iki eşit devlet arasında yürütülmesi başlangıç şartı karşılanmalıdır.”

Açıklamada, Güney Kıbrıs’a silahlı destek sağlamak için somut adımlar atan üç ülkeye diplomatik uyarı yapılması çağrısı da vardı. Kurul, isimlerini paylaşmadığı bu ülkelerin Kıbrıs’ın garantörleri arasında bulunmadığına dikkat çekti.

Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs’ın güvenliğine ilişkin kararlılığına ise şu sözlerle vurgu yaptı:

“Askeri-folklorik desteklerle, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kuzey Kıbrıs’ı savunma azim ve iradesinin azalmayacağı ayrıca not edilmelidir.”

AZERBAYCAN’LA YAKIN İŞ BİRLİĞİNİN SÜRMESİ BEKLENTİSİ

Türkiye-Azerbaycan ilişkilerine de değinen kurul, iki ülke arasındaki geleneksel kardeşlik bağlarının ve yakın iş birliğinin devam edeceğine inandığını açıkladı.

Kurul, “iki devlet tek millet” prensibinin karşılıklı anlayış birliği içinde korunması yönündeki beklentisini paylaştı.

Bu Yazıyı Paylaş