Çocuklar ve sigara satışlarına dijital kısıtlamalar getiriliyor
Avukat Cüneyd Altıparmak, dijital güvenlik, çocuk koruma ve sigara satışlarına yönelik yeni düzenlemeleri değerlendirerek, bu adımların gerekliliğini vurguladı.

Avukat Cüneyd Altıparmak, sosyal medya platformları, tütün ürünlerinin satışı ve güvenli internet medyası üzerine önemli bir yazı kaleme aldı.
Dijital dünyada çocukların korunması
Yazısında, çocukların dijital ortamda güvenliğini sağlamak ve tütün ürünlerine erişimi denetlemek konularına vurgu yapıyor. 1 Kasım 2026'dan itibaren, 15 yaş altındaki bireylerin sosyal medya hesabı açması yasaklanacak ve mevcut hesaplar yaş doğrulaması sonrası kapatılacak. Bu doğrulama, e-Devlet üzerinden gerçekleştirilecek ve yalnızca yaş bilgisi paylaşılacak. 15-17 yaş grubundaki gençler ise gizli hesaplar, canlı yayın yasakları ve bağımlılık yapıcı içeriklerin engellenmesi gibi kısıtlamalarla sosyal medyayı kullanabilecek. Ebeveynlere ekran süreleri, harcamalar ve konum takibi gibi konularda denetim imkanı tanınacak. Mevcut hesapların yaş doğrulaması ise 31 Mart 2027'ye kadar tamamlanacak. Kurallara uymayan platformlara yaptırımlar uygulanması gündemde. Altıparmak, bu düzenlemelerin önemli olduğunu ancak ebeveynlerin bilinçlendirilmesi ve dijital okuryazarlık eğitimlerinin de önem taşıdığını belirtiyor.
Sigara satışında kimlik doğrulama sistemi
Sağlık Bakanlığı, sigara satışlarında kimlik doğrulamasını uygulamaya alarak, 18 yaş altındaki bireylere satış yasağını daha etkili bir şekilde hayata geçirmeyi amaçlıyor. Ancak Altıparmak, kimlik bilgilerinin korunması, satın alma geçmişinin saklanıp saklanmayacağı ve bu verilerin sigorta risk analizlerinde kullanılıp kullanılmayacağı gibi konularda kamuoyuna net yanıtlar verilmesi gerektiğini ifade ediyor. Yazıda, ayrıca 2015 sonrası doğanlara ömür boyu sigara satışı yasağı getiren nesil bazlı yasak modelinin de tartışıldığına dikkat çekiliyor; bu modelin Yeni Zelanda'da iptal edildiği, Maldivler'de ise yürürlüğe gireceği örnekleriyle aktarılıyor. Kamu sağlığını koruma adına alınan tedbirlerin kişisel verileri nasıl güvence altına alacağı ve karaborsa riskinin nasıl yönetileceği konusunun da iyi anlatılması gerektiği vurgulanıyor.
Dezenformasyonla mücadelede sorumluluklar
Millî Güvenlik Kurulu eski Genel Sekreteri Seyfullah Hacımüftüoğlu'nun dijital güvenlik ve dezenformasyon konusundaki uyarılarına da yazıda yer veriliyor. Hacımüftüoğlu, bireylerin “lekelenmeme hakkı”nın yanı sıra başkalarının itibarını koruma sorumluluğuna dikkat çekiyor. İnsanların kendi haklarını savunurken başkalarının haklarına saygı göstermediği eleştirisi yapılıyor. Hacımüftüoğlu'nun, iftira sonucu her şeyini kaybeden bir adamın hikayesini aktarması, bu sorumluluğun ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor. Dezenformasyonla mücadelenin yalnızca kurumsal bilgi kirliliğini gidermekle kalmayıp, bireylerin yaşadığı mağduriyetlere de hızlı çözümler üretmesi gerektiği ifade ediliyor. Bu bağlamda, internet medyasındaki sorunları çözmeyi amaçlayan Güvenli İnternet Medya ve Tahkim Merkezi (GİMER) gibi yapılar örnek gösteriliyor. GİMER, gönüllü katılımla çalışan ve aykırılık tespit edildiğinde düzeltme veya içeriği kaldırma taahhüdü veren model ile internet medyasında devrim niteliğinde bir değişim sağlıyor.

