YAŞAM

Dijitalleşmeyle organ bağışı 3 kat arttı, 33 bin hasta bekliyor

e-Devlet ve e-Nabız ile organ bağışı beyanı 3 kat arttı, ancak 33 bini aşkın hasta nakil bekliyor. Dijital beyanların önemi vurgulanırken, kadavradan bağış potansiyeline dikkat çekildi.
HABER MERKEZİ
HABER MERKEZİ
3 dk Sesli Dinle
Dijitalleşmeyle organ bağışı 3 kat arttı, 33 bin hasta bekliyor

3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası kapsamında düzenlenen bir basın toplantısında, Türkiye'deki organ bağışı ve nakil istatistikleri paylaşıldı. e-Devlet ve e-Nabız üzerinden bağışçı olma kararını beyan edenlerin sayısında üç kat artış gözlemlenirken, organ nakli bekleyen hasta sayısının 33 bini aştığı duyuruldu.

Dijital sistem bağışçı sayısını artırdı

Türk Nefroloji Derneği, Türk Yoğun Bakım Derneği ve Organ Nakli Koordinatörleri Derneği'nin iş birliğiyle organize edilen toplantıda, Türkiye'deki organ bağışının mevcut durumu, kadavradan bağış oranlarının yükseltilmesi ve nakil bekleyen hastalar için atılması gereken adımlar masaya yatırıldı. Toplantıda konuşan Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen, Sağlık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen e-Devlet ve e-Nabız üzerinden organ bağışı beyanı sisteminin önemli sonuçlar verdiğini belirtti. Geçtiğimiz yıl temmuz ayında uygulamaya alınan sistemle organ bağışı kararını beyan edenlerin sayısının üç kat arttığını ifade eden Türkmen, toplam bağışçı sayısının 1 milyona yaklaştığını söyledi. Türkmen, dijital ortamda verilen bağış kararının aile bireyleriyle de paylaşılmasının önemine dikkat çekti.

Nakil bekleyen hasta sayısı ve yapılan operasyonlar

Türkiye'deki nakil verilerini paylaşan Prof. Dr. Türkmen, 2025 yılında toplam 5 bin 226 organ nakli gerçekleştirildiğini, 2026 yılının ilk 10 ayında ise bu sayının 4 bin 142'ye ulaştığını açıkladı. Organ nakli bekleyen 33 bini aşkın hastanın bulunduğunu belirten Türkmen, bunların 28 bin 790'ının böbrek ve karaciğer nakli beklediğini kaydetti. Türkiye'de böbrek yetmezliği nedeniyle böbrek replasman tedavisi gören hasta sayısının 2025 yılı sonunda 95 bin 489'a yükseldiğini aktaran Türkmen, her yıl binlerce kişinin yeni tedavi ihtiyacıyla karşı karşıya kaldığını ifade etti. 2025 yılında 14 bin 294 kişinin böbrek replasman tedavisine başladığını belirten Türkmen, bu hastaların 1.905'ine diyalize başlamadan önce böbrek nakli yapıldığını bildirdi.

Kadavradan bağışta potansiyel ve farkındalık çağrısı

Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. Fethi Gül, Türkiye'nin canlı vericili organ nakillerinde nüfusa oranla dünyada ilk sırada bulunduğunu, ancak kadavradan bağış oranlarının istenilen seviyede olmadığını belirtti. Organ bağışının önündeki en önemli engellerden birinin beyin ölümü konusundaki bilgi eksikliği olduğunu vurgulayan Gül, beyin ölümü ile bitkisel hayatın birbirinden tamamen farklı durumlar olduğunun altını çizdi. Gül, beyin ölümü gerçekleşen kişinin tıbben ve hukuken hayatını kaybettiğini, tanının organ nakli ekibinden bağımsız uzman hekimler tarafından bilimsel ölçütlere göre konulduğunu ifade etti. 2026 yılının ilk 10 ayında Türkiye'de 2 bin 78 kişiye beyin ölümü tanısı konulduğunu açıklayan Prof. Dr. Gül, bu kişilerden 375'inde organ bağışının gerçekleştiğini bildirdi. Buna göre beyin ölümü tanısı konulan kişilerin yaklaşık yüzde 18'inde bağış yapıldı. Bağış gerçekleşmeyen 1.703 kişinin tamamının bağışçı olması ve her bağışçıdan en fazla sekiz kişiye nakil yapılabilmesi varsayımıyla 13 bin 624 kişiye ulaşabilecek teorik bir potansiyel bulunduğunu ifade eden Gül, bu rakamın tıbben uygunluk şartları dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Organ bağışında toplumsal farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çeken uzmanlar, beyin ölümü konusunda doğru bilginin yaygınlaştırılması, ailelerin bilinçlendirilmesi ve bağış kararlarının yakınlarla paylaşılmasının daha fazla hastaya yaşam umudu olabileceğini belirtti.

Bu Yazıyı Paylaş